Bu röportajda Zeliha Mutlu, Ünal Çağıner’i kendisine iş verdiği ilk günden itibaren bir patronun ötesinde, yol gösteren bir baba ve ağabey figürü olarak anlatıyor. Ünal Çağıner’in personelini yakından tanıyan, dürüstlüğe büyük önem veren, her sabah ekipten günlük iş akışını bizzat dinleyen ve detaylara titizlikle hâkim bir lider olduğu vurgulanıyor.
Çalışanlarına her zaman ulaşılabilir olması, kriz zamanlarında sakinliği öğütlemesi ve özellikle pandemi döneminde kimseyi mağdur etmemesi, ona duyulan güveni ve bağlılığı güçlendirmiş. Röportaj, Ünal Çağıner’in öğretilerinin bugün hâlâ yeni nesillere aktarılan bir miras olarak yaşadığı duygusuyla tamamlanıyor.
(0:00 - 0:15)
17 Nisan'da Kıbrıs'a geldim ve 20 Nisan'da geldim Ünal Bey'den iş istedik. Ünal Bey bize iş
verdi. 1994'den beri Acapulco'da çalışıyorum.
(0:15 - 0:41)
Onu sanki bir baba, bir büyük, bir abi gibi bize çok güzel nasihatler verdi ilk geldiğim gün. O
gün iş başı yaptım ve o günden sonra işimi çok severekten, Ünal Bey'i çok severekten,
Acapulco'yu çok severekten bu zamana kadar çalıştım. Ünal Bey her zaman sıcak, hal hatır
soran biriydi.
(0:42 - 0:51)
Ünal Bey birebir personelini çok iyi tanıyan biri. Yalanı hiç sevmez. Her zaman dürüstlüğü
sever.
(0:51 - 1:22)
Yalan konusunda özellikle çok hassas biri olarak tanıyorum Ünal Bey'i. Ünal Bey lobide birçok
zaman, giriş kapısının önünde lobide olurdu ve personelin işe gelişini oradan seyreder ve
personelini tek tek tanırdı. Her sabah Ünal Bey saat sekiz, sekiz buçuk gibi bölüm müdürlerini
yanına çağırarak herkesten gün içerisinde yapılacak olan işlerin hepsini tek tek bilgilendirme
alırdı.
(1:23 - 1:42)
Ve kimin ne yapacağını ve ne yapılacağını günlük olarak raporları tek tek bölüm
müdürlerinden alır. Çok fazla zaman kaybetmeden herkesle beş dakika, on dakika o günkü iş
akışını öğrenir ve herkes işine dağılırdı. Rahat bir iletişim kurardık Ünal Bey ile.
(1:43 - 1:53)
Hiçbir zaman geri çevirmezdi. Ne zaman istesek ona ulaşabilirdik. Ne zaman gitsek yanına
hiçbir zaman geri çevirmezdi.
(1:53 - 2:11)
Dinleyip çözüm odaklı olurdu. Bize her zaman işimizin çok daha ciddi yapmamızı, çok dikkatli
olmamızı, özellikle temizlik konusunda çok çok titizdi Ünal Bey. Müşterisini tek tek tanırdı,
personelini çok iyi tanırdı.
(2:11 - 2:37)
Tabii biz çocuk yaşta geldiğimiz için bazı şeyleri göremeyebiliyorduk. Ama Ünal Bey bizleri çok
güzel yönlendirerek nasıl yapacağımızı, nasıl bizleri doğru yolda nasıl ilerleyeceğimizi bizi çok
güzel yönlendirirdi. Vefa borcum var Ünal Bey'e çünkü bize hayatı, turizmi çok şeyler kattı,
çok şeyler öğretti bize.
(2:37 - 2:57)
Tabii ki patron gibiydi ama bazen bir ağabey gibi bazen bir baba gibi nasihatleriyle çok güzel
yönlendirmeleri olurdu. Ünal Bey personelini tanıması haricinde ailesini de çok iyi tanırdı. Biz
ailece burada çalıştık.
(2:58 - 3:17)
Ailemi de her zaman sorar, annemi, babamı, kardeşlerimi, hepsi burada çalıştı. Her zaman ne
zaman gitsem yanına iş için ilk önce işi konuşurduk, sonra hal hatır sorardı öyle ayrılırdık
yanında. Turizmin yoğun olduğunu zaten bize aşılamıştı Ünal Bey.
(3:17 - 3:36)
Hani kriz zamanında biz hiçbir zaman panik yapmazdık. Çünkü her zaman bize söylerdi ki
bitmeyen iş yoktur, sakin olun, heyecan yapmayın diye bize her zaman nasihat verirdi. İlk
geldiğim zaman benim burada 50 oda ve 200 bungalov vardı.
(3:37 - 3:50)
Ünal Bey ile çok inşaatları açtık. İnşaatın içine gelirdi, şöyle yapacaksınız, böyle buradan
temizliğe başlayalım, bu şekilde yapalım diye. Devamlı bizleri yönlendirirdi ve bize o cesareti
verirdi.
(3:51 - 4:08)
Korkmayın bitecek, yapacağız, başaracağız. Biz derdik ki bazen Ünal Bey burası yetişir mi bu
tarihe? Evet yetişir dediysem yetişecek derdi. Yani ilerisini çok güzel görebilen bir iş adamı.
(4:08 - 4:44)
Her zaman sahip çıkmıştır Ünal Bey çalışanına. Özellikle pandemi döneminde çok sahip çıktı
ve hiç kimseyi mağdur etmedi pandemi döneminde. Onu her zaman sanki lobilerden veya
herhangi bir yerden meydanlarda dolaşırken, lobilerdeyken, katlardayken Ünal Bey sanki
buralarda geziyor ve her yerden çıkıp bize kızlar ne yaptınız, nasıl gidiyor, elemanlarınız
tamam mı, herhangi bir sorun var mı, işinizi bitirdiniz mi gibi karşılaşacakmışım gibi her an
onu yaşıyorum.
(4:45 - 5:07)
İyi ki onu tanıdığımı söylemek isterdim. İyi ki burada yollarımız kesişmiş, Ünal Bey gibi biriyle
yollarımın kesiştiğini ve bana dediğim gibi çok şeyler öğrettiğini bunlara ona binlerce kez
teşekkür edip söylemek isterdim. Kızdığı zamanlarda şöyle bir bakar da biz onun bakışından
anlardık kızdığını.
(5:08 - 5:23)
Sonra o an bir şey söylemesek bile o bir de bir şey söylemese o bize gözüyle ifade edebilirdi.
Ne demek istediğini biz anlayabilirdik göz ifadeleriyle. Daha sonra gider açıklamasını
yapardık, o bize açıklamasını yapardı.
(5:24 - 5:44)
Konuşurdu işte şunu şöyle yaparsanız böyle olur, şunu bu şekilde yaparsanız daha iyi olur,
bunu böyle yaparsanız bu yanlış olur diye. Ünal Bey'in vermiş olduğu nasihatler hala
kulağımda bir küpe gibi. Ünal Bey'den aldığım nasihatleri aynı şekilde ben de oğluma her
zaman onlara aktarabiliyorum ve bundan da gurur duyuyorum.
(5:44 - 5:57)
Her zaman bunu söylerim. İlk önce altın bileziğinizi takacaksınız çocuklarınıza diye bunu
söylerdi. Ve geçen sene oğlumun ilk 16 yaşına girdi ve oğlumu ilk işe buraya getirdim.
(5:58 - 6:11)
Dedim ki rahmetli Ünal Bey olsaydı derdi ki Zeliş sen kendin çocuk geldin, şimdi çocuğun
burada çalışıyor. Ve çok gurur duyardı ondan. Ünal Bey'in oğlumu burada çalışarak görmesini
çok isterdim.
(6:11 - 6:30)
O çok mutlu olurdu çünkü. Derdi ki burası sizin bir eviniz, buraya her zaman sahip çıkın. Ben
varım veya yokum, her zaman işinizi severek yapıp bu şekilde işinize devam edin.
(6:30 - 6:33)
Ve hiçbir zaman işinize aksatmayın.