(0:11 - 0:19)
Çağıner Ailesi'nin ilk torunuyum. Su ismini annem koymuş zamanında. İki sebeple koymuşlar.
(0:19 - 0:34)
Su o zaman Adala, Adada yine çok sorun halinde olan, eksikliği hissedilen bir maddeydi. O
yüzden de annemler bana su ismini koymuşlar. Adayla bir mücadelesi vardı.
(0:35 - 0:43)
Yaşam mücadelesi vardı. Bunun hepimiz farkındaydık. Çünkü büyük bir savaş geçirdiler ve
savaştan sonra göç oldu.
(0:44 - 0:58)
Ve adanın kuzey tarafına geldiler. Her zaman da hikayelerinde hem anneannem hem dedem
bize bu geçmiş günlerden, bu acılı günlerden bahseder. Ve dedemin gerçekleştirmek istediği
hayaller vardı.
(0:58 - 1:09)
Akabulco bunlardan bir tanesiydi. En başlıcasıydı. Rahmetli anneannemle birlikte ikisi güzel
bir işe imza attılar.
(1:09 - 1:21)
Bize büyük bir miras bıraktılar. Bizler de bunun farkındayız. Ve inşallah üçüncü nesil olarak bu
bayrak yarışını bir sonraki nesilde devredeceğiz.
(1:22 - 1:42)
Sanırım üçüncü nesilin başlangıcı olmam. Bunlardan bir tanesi üzerimizde yapmamız
gereken, başarmamız gereken sorumluluklar var, işler var. Dedem rahmetli olmadan evvel
son kez, son konuşmalarımızda beni yanına çağırmıştı.
(1:43 - 1:50)
Ve şey demişti, daha yapacak çok işlerimiz var. Ve ben o gün ona söz vermiştim. Hiç merak
etme.
(1:51 - 2:12)
Senin yapmak istediğin işleri bizler torunların olarak yerine getireceğiz. Gayremiz dedemin
bize bıraktığı mirası daha da ileriye taşımak. Ve dedemin de hayalini kurduğu işleri kendi
hayallerimizle harmanlayıp daha da ileri seviyelere taşımak.
(2:12 - 2:19)
Ben kendi özelimden bahsedeyim. Daha çok hep anneannemle vakit geçirirdik. Anneannem
büyüttü beni.
(2:20 - 2:33)
Ve o yüzden dedemi daha az görürdük işlerinin yoğunluğu sebebiyle. O zaman tabii ben
küçükken daha gençti, daha dinamikti, daha çok işin içerisindeydi. Dedemi hafta sonları
görme şansımız olurdu ağırlıklı.
(2:33 - 2:42)
Ayrıca bizim okul vesaire olduğu için. Dedemden hep böyle bir çekinirdik. Hem saygı hem
çekingenlik ikisi bir aradaydı.
(2:42 - 2:50)
Dedemiz gelince sevinirdik eve onu gördüğümüz için. Ve bize sevgisini çok fazla belli ederdi.
Bu bizi çok mutlu ederdi.
(2:50 - 2:59)
İşte kucağına alsın, sarılsın, öpsün. Ama hep bir ciddiyeti vardı. Aile içinde hep her zaman biz
geleceği konuşurduk.
(2:59 - 3:11)
Yemek masalarında hatırladığım odur. İşte ileriye yönelik iş planlarımız. O yüzden bizler
küçük yaşlardan itibaren aslında aile masasında işle haşır neşir olmaya başladık.
(3:12 - 3:33)
Bir kulak dolgunluğumuz o zamanlardan oluşmaya başladı. Gelecekle ilgili yatırım planları,
hedefler, ulaşmak istediğimiz nokta bunlar masada hep çok konuşulurdu. O yüzden o küçük
yaşlardan itibaren aslında dedemin hayallerini yapmak istediklerine, başardıklarına aşinayız.
(3:34 - 3:46)
O zaman üniversiteye gidiyordum. Üniversiteye başlamadan evvel beni yanına çağırdı.
Dedem dedi, üniversiteye gidiyorsun, artık yeni bir dönem senin için başlıyor.
(3:47 - 4:03)
Çok okumaya önem ver dedi. Her zaman okumamızı öğütlerdi. Günlük gazeteleri, daha
sonrasında ekonomiyle ilgili bilgileri hepsine çok önem göstermemizi isterdi.
(4:03 - 4:26)
Bir de derdi, konuşmadan evvel insanları bir dinle, analiz et, kendinden ondan sonra bahset
diye bir öğütü olmuştu bana. Çok da işime yaradı. Her zaman kulağıma küpe oldu, üniversite
yaşamında ve daha sonrasında da, iş yaşamında da.
(4:26 - 4:39)
Böyle bir anımız var. Rahmetli dedemle aslında bizim ilişkimiz daha çok iş hayatında
şekillendi. İki yıllık bir usta-çırak hikayemiz var dedemle.
(4:40 - 4:47)
Birebir bana mentorluk yaptı. Üniversiteden yeni mezun oldum, geldim. Açıkçası o dönemler
pandemi dönemi.
(4:48 - 4:59)
Tam olarak işler sakin, ne yapacağımı bilmem. Aile işi nasıl olur diye tedirginliklerim var.
Çünkü alışılmış şeyler var aile işletmelerinde.
(5:00 - 5:17)
Bir önceki nesil, yaşlı olan nesil, bir sonraki nesile görevi çok kolay teslim etmez. Daha çok
dominanttır veya sorumluluk vermez gibi kafamda önyargılarla aile işletmemize gelmiştim.
Ama beklediğimin tam tersi oldu.
(5:18 - 5:28)
Dedem bana bu ilk iki yıl çok güzel mentorluk yaptı. O yüzden de çok şanslı hissediyorum
kendimi. Onunla çalışma şansı bulduğum için.
(5:29 - 5:50)
Bu iki yıllık sürede dedem inanılmaz açık davrandı. Açık derken sorumluluklar verdiği
geldiğimin herhalde üçüncü ayında muhasebedeki bütün işleri direkt üstüme devralmıştım.
Bu büyük bir adım bir işletmede.
(5:50 - 6:07)
Çünkü orada çeklerin imzalanması var, havaleler var. Yani parayla aslında iş yapıyorsunuz ve
bu güzel bir sorumluluktu. Dedem sorumluluk yükleme kısmında çok bonkör davrandı
açıkçası.
(6:07 - 6:22)
Ben şimdi dönüp baktığımda bir beş yıl önceye desem ki ben dedemin yerindeydim. Dürüst
olmak gerekirse ben vermezdim. Daha böyle bir kontrolü seven bir yapım var.
(6:22 - 6:33)
Ama dedem çok güzel bir şekilde hem sorumluluk verdiği hem verdiği sorumluluğun hesabını
da sordu. Ama bunu hissettirmeden yaptı. En güzel kısım oydu.
(6:35 - 6:56)
Açıkçası ben de işim bilincindeydim, farkındaydım sorumluluğun fazla olduğunun. Dedemin,
aile işimizin yüzünü kara çıkarmamak için var gücümle o dönemden işi benimseyip çalışmaya
başladım. Bu yönden ama dedem örnek aldığım liderlerden biridir.
(6:56 - 7:06)
Çünkü liderlerdir. Kontrolü verip daha sonrasında verdiği sorumlulukların hesabını sorabilen.
Dedem de gerçek bir liderdi.
(7:07 - 7:15)
Ve bunu tatma şansını bana verdi. Aynı zamanda yeni projelere de çok açıktı. Vizyonu çok
genişti.
(7:16 - 7:29)
Yeniliklerin hepsinden haberdardı. O yüzden o yönden de çok şanslıydık. Örneğin yeni bir
projemiz olduğunda çok rahatlıkla dedeme gidip bu yeni projemizi anlatabilirdik.
(7:29 - 7:46)
Ve çoğunlukla olumlu yanıt aldığımız gibi aynı zamanda önerileri de olurdu. Bizim
vizyonumuzu daha da genişleten ve katma değeri olan fikirler de verildi. O yüzden bu çok
değerliydi.
(7:47 - 8:06)
Bu iki yıl benim için çok güzel sonuçlar aldım. Çok verimli geçen, hatta diyebilirim ki
üniversiteden bile daha çok şeyi dedemle geçirdiğimiz iki yıllık iş tecrübesinden edindim.
Şüpheci olmamız ikimizin de benzer yönüydü.
(8:07 - 8:22)
Herhalde en çok benzeyen yönüydü. İlk önce analiz edip kendi süzgecimizden, akıl
süzgecimizden geçirip öyle hareket ederdik. Bu iki yön sanırım benzeyen yönlerimizdi.
(8:22 - 8:56)
Dedemden çok şey öğrendim ama en önemlisi herhalde itibarın önemi diyebilirim. Ve bu
itibarı korumak kolay bir süreç değil günümüzde. Özellikle değişen ekonomik şartlar, sosyal
çevre vs.
hepsiyle birlikte baktığımızda itibar gerçekten çok önemli. Özellikle bizim gibi küçük
topluluklarda çok önemli olduğunu düşünürüm. Dedemin de bize bıraktığı en büyük miras
itibarı.
(8:58 - 9:18)
Biz de üçüncü nesil olarak bu itibarı korumak için var gücümüzle çalışacağız. Dedemin kriz
yönetimi en çok özlediğim, en çok örnek aldığım alanlardan bir tanesi. Çünkü dedem kriz
anında asla panik olmazdı.
(9:19 - 9:32)
Çok sakin, vakur bir duruşu vardı. Ve konulara çok soğukkanlılıkla ele alıp çözümler üretildi.
Bu yönü her zaman örnek aldığım ve takdir ettiğim kısımlardan bir tanesidir.
(9:33 - 10:04)
İnşallah ileride bizler de onun gibi olabiliriz. Özellikle sıkıya düştüğümde, kafamda soru
işaretleri olduğunda, dedemin yanımda olmasını çok isterdim. Olmasa bile, şu an
olmamasına rağmen, içimde hep dedem olsa nasıl hareket ederdi, bana ne söylerdi, ne
tavsiye ederdi diye içimden hep geçiririm.
(10:04 - 10:18)
Kararlarımı da verirken bu yönde vermeye çalışırım. Dedem şu an bizi görüyor, ben ondan
eminim. Şu an biz de bir bebek bekliyoruz eşimle.
(10:19 - 10:45)
Bu yönde tavsiyeler almak çok isterdim. Ona sorardım işte, Dede nasıl yapacağız? Bir çocuk
nasıl büyütülür? Çocuk ve iş aynı anda nasıl olur? Sen ve anneannem bunu nasıl başardınız?
Bu konuda bana tavsiyen ne olur diye sormak çok isterdim. Aynı zamanda, onu son sözlerim
olsa şöyle demek isterdim.
(10:46 - 11:04)
Dedeciğim sen rahat uyu, sen rahat ol. İşler bize emanet. Bıraktığın bu emanetleri koruyup,
kollayıp, daha da ileriye götürmek için el birliğiyle çalışacağımıza sana söz veriyorum demek
çok isterdim.
(11:04 - 11:18)
Ünal Çağıner örnek alınması gereken bir liderdi. Çünkü çok büyük işler başardı. Hem kısa bir
zamanda, hem de çok zor şartlar altında.
(11:18 - 11:52)
Çok büyük işlere imza atmış, çok büyük başarılar elde etmiş bir insan. O dönmenin
imkansızları, ekonomik koşullarıyla bu şekilde bir hayalini gerçeğe çevirmesi bütün gençlere
ilham olabilecek bir başarı öyküsüdür. O yüzden de Ünal Çağıner'in hayatı ve başarıları
herkese, bizim özellikle kendi çocuklarımıza ve onların çocuklarına aktarmamız gereken bir
mirastır diye düşünüyorum.
(11:52 - 12:06)
Ünal Çağıner’in torunu olmak büyük bir sorumluluk. Çünkü yarattığı bir başarı var, bir vizyon
var. Ve bizim de bu vizyonu devam ettirmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.
(12:07 - 12:31)
O yüzden de her gün aynı şevk ve heyecanla işimize gelip ilerletmek için çalışıyoruz. Ünal
Çağıner'in hayatında, yani dedemin hayatında adanın çok önemli bir yeri olduğunu
düşünüyorum. Nasıl ki bir insan evini yapar ve bu evin çatısı altında kendisini güvende
hissedir.
(12:31 - 12:39)
Dedem için Kıbrıs adası böyle bir çatıydı. Kendi evi gibi görüyordu. Burası onun bir
mabediydi.
(12:40 - 12:52)
Acapulco'da bunların en güzel örneklerinden bir tanesi. Acapulco'da bir varoluş çabası ve
başarısı söz konusu. Vatanına çok düşkündü.
(12:52 - 13:13)
Bize de her zaman vatanımıza hayırlı işler yapıp toplumun kazancına olacak olan işlerde
çalışmamız için her zaman öğütlerde bulunurdu. En keyifli anlarımızdandı. Özellikle bu hafta
sonları ve akşam üzerleri gerçekleşen bir konuşmaydı.
(13:13 - 13:22)
Dışarıda balkonda oturduğu bir yer var dedemin. Orada otururduk. Dedem böyle hep
uzaklara dalıp konuşurdu.
(13:23 - 13:36)
Yapmak istediği projelerden o zamanlar bahsederdi. Her zaman projeleri dedemin beni
heyecanlandırmıştır. Ben de onunla birlikte hayallerine katılır, hayallerine eşlik ederdim.
(13:38 - 14:00)
Yapacağımız işleri, başarmamız gerekenleri düşünürken hep çok heyecanlanır ve çok mutlu
olurdum. O yüzden o anlar her zaman aklımda, kalbimde çok mutlu ve güzel anlardı. Dedemi
ona tanıtacağız yaptığı işlerle birlikte.
(14:01 - 14:24)
O yüzden ona savaş döneminden itibaren başlayıp kuzey tarafına gelişi, burada nasıl iş
hayatına başladığı, Akgünler kısmı, Akgünler'den sonra turizm kısmına giriş, Akabulco'nun
kuruluşu ve nasıl adım adım büyük başarılara imza attığını inşallah anlatacağım.