(0:00 - 0:18)
Ünal Çağıner, ben müsaadenizle Ünal ağabeyi diye bahsetmek istiyorum. Çünkü benim
geldiğim noktada hayatımda çok derin izler bırakan, bu noktaya gelişimde büyük vizyonuyla
katkılar koyan bir ağabeyim. 1985 yılına dayanıyor.
(0:19 - 0:40)
Siyasetle beraber ben Ünal Çağıner'i tanıdım, sevgili ağabeyimi. İlçe başkanı olduğu
dönemde ben de partide, Ulusal Büyük Partisi'nde Gençlik Oğulları Başkanı, sonra İlçe
Sekreter Sayman olarak, onun ilçe başkanlığı döneminde partide hizmet verdim. Uzun bir
dönem, çok genç yaştaydım, 25 yaşında falandım o zaman girdiğimde.
(0:42 - 1:08)
Güvenini kazandım. Çünkü çok tedbirli ve çok dikkatli olan bir kişiliği olan ağabeyim. O zaman
bana ayrı bir güven hissi verdi ve büyük bir gayretle onun izinde, vizyonunda, düşüncelerinde
ve gayretlerinde partinin derlenmesi, toplanması, yine o günlerde zor bir dönem geçiriyordu
Ulusal Büyük Partisi açısından.
(1:09 - 1:32)
Büyük bir çalışmamız oldu, 1985'e dayanıyor. Kişiliği, karakteri, vizyonu, her şeyde bana göre
dört dörtlük bir kişiydi. Yani onu anlatmak için çok çok konular, uzun uzun hikayeler, örnekler
verebilirim ama onlar tabii ki bizim ikimizin arasında olan birçok konulardı.
(1:32 - 2:00)
Kişilik olarak Ünal Bey sakin, hep dinleyen ve en sonunda fikrini ortaya koyan ve koyduğu
vizyonla çevresini kendini kabul ettiren ve ikna eden ayrı bir kişiliği vardı. Geniş bir kültürdü.
Sevgili ağabeyimiz Allah rahmet eylesin, rahmet verdiği gün genel konuşulan bir tek cümle
vardı, bir Çınar ağacı daha gitti denmişti o zaman.
(2:01 - 2:38)
Evet öyleydi, şu anda tüylerim ürperiyor bunu söylerken. Kıbrıs Türkü'nün bu mücadelesinde
siyasal olarak, ekonomik olarak, sosyal olarak bir birleştirici ve bir lider pozunda her zaman
elinden gelen gayreti göstermiş bir kişiliği vardı. Sevgili ağabeyim çok geniş vizyonlu, ileriyi
gören, gerek ekonomik, gerek siyasi, gerekse sosyal iletişim ve ilişkiler açısından çok geniş ve
hani bunu anlatamayacağım seviyede bir vizyona sahipti.
(2:38 - 2:58)
Her zaman sakin ve sessiz de söylediğim gibi dinlerdim, ondan sonra yorum yapardım.
Acapulco 1985'te ilk tanıştığımızda ki halini biliyorum, şimdiki hali zaten ortada. Onu orada
yaratabilmek için verdiği bütün mücadelerin hemen hemen çoğunda sesli konuşurdu veya
orada onu ben takip ederdim.
(2:59 - 3:19)
Gündüz giderdim, akşamları buluşurduk. Hakikaten çok ciddi bir cesaret, çok ciddi bir emek
ve çok ciddi bir çaba var. Ve ekonominin en dar olduğu dönemlerde yaptığı, çünkü bir yerde
finans uzmanıydı kendisi yani hesabı kitabı iyi değerlendiren biriydi.
(3:20 - 3:40)
Doğru bir yöntemle Acapulco tatil köyünü Kuzey Kıbrıslı Cumhuriyeti'ne kazandırmış bir
kişilik. Ülke yönetimi o zamanlar bildiğiniz gibi tabii yeni bir devlet kurmuştuk. Finansal
sıkıntılar olan bir devletti, yatırıma ihtiyacı olan bir devletti.
(3:41 - 3:52)
Teknolojiye ve bilgiye ihtiyacı olan bir devletti. Ben o günleri ve biraz daha öncesini
hatırlıyorum. Çok sakin ve sessiz bir ülkeydik.
(3:52 - 4:12)
Dolayısıyla Ünal Bey onu gördü ve buranın turizmin burada ada ekonomisi olarak dört
mevsim ülkeye büyük kazançlar getireceğine, buranın tanınmasında faydası olacağına inandı.
Ve o vizyonuyla beraber bu girişime girdi. İnanılacak gibi değildi ama başardı.
(4:13 - 4:31)
Ünal abimiz çok ayrı özellikler olan bir kişilik vardı. Ulusal Birlik Partisi'nin ilçe başkanlığını
yaptı. Ulusal Birlik Partili'ydi ama diğer siyasi ekiplerle, partilerle, yöneticilerle ve halkla da
ayrı bir iletişim vardı.
(4:31 - 4:54)
Ağırlığıyla ve kurduğu diyaloglarla herkese kendini sevdirmişti. Herkese de eşit misafirde
sosyal ilişki kurar ama necede partili olmasına rağmen bütün partiler ve siyasal görüşler
tarafından da saygı duyulan biriydi. Genç kuşaklara örnek olarak şöyle derim, bir kere
çocuklar da onun izinde yürüyor.
(4:55 - 5:09)
İçim Hanım’da, Dimağ Bey’de yürüyorlar. Ve bu da ayrı bir vizyon olarak genç kuşaklara bir
örnek olarak geliyor diye düşünüyorum. Benim hatırladığım dönemlerde Ünal Bey'in
vizyonları devlet politikalarının da ötesindeydi.
(5:10 - 5:33)
Daha ileriyi çok daha önceden gören bir kişiliği ve yapısı vardı. Özel olarak şunu
söyleyebilirim, yani genel olarak bir ağırlığı, bir otoritesi olan bir kişiliği vardı. Her şeyi içinde
tutan, içinde saklayan ve devamlı dinleyici olan bir kişiliği vardı.
(5:34 - 5:58)
Ve o ağırlığıyla karşısındakine bir saygınlık, bir saygınlık, bir hürmet, ifade edemeyeceğim bir
duygu var o içerisinde olurdu insanlar. Ve devamlı o ağırlığıyla o seviyeyi koruyordu. Ona ben
her zaman söylediğimi söylerdim.
(5:58 - 6:10)
O benim ağabeyimdi, o benim babam kadar kıymetli bir kişiliği vardı ve benim her zaman
ona olan saygım, sevgim. Bugün bile hala da onu özlüyorum. Onun varlığı ayrı bir şeydi.
(6:11 - 6:26)
Söylemek istediğim, zaten söylediğimizi her gün buluştuğumuz için ve hemen hemen
haftanın 4-5 günü zaten biz bakış araklı anlaşabilirdik. Çünkü artık onu çok iyi tanıyordum.
Ünal Bey bizim Kıbrıs Türk Gençliği için çok ciddi bir örnektir.
(6:26 - 6:52)
Çünkü yokluğun içinden, harpten çıkmış dar bir ekonomide tekrardan dünyaya açılmak,
dünyayla tanışmak ve hep umut edilen, hayal edilen ve içlerinde hissettiklerini yapmak için
mücadeleden vazgeçmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Ünal Bey hep onu yaptı, hep
mücadele etti, son anına kadar mücadele etti. Ekonomide de birçok konularda yatırımları
vardır.
(6:52 - 7:02)
Aynı anda hepsini takip edebilecek bir yeteneği vardı. Ve bunu da usanmadan, bıkmadan
uzun yıllar yapmıştı. Gençlere de aynısını tavsiye ediyorum.
(7:02 - 7:24)
Çok konuşmak değil, icraat yapmam lazım. Turizm konusunda tabii ki yeni yatırımların
yapılması, ülkede turizmin genişlemesi, büyümesi ve Avrupa'nın da ötesinde turist
çekebilecek noktaya gelebilmemiz için her zaman katkılarını koyan biriydi. Çünkü Acapulco
başladığında bir Oscar Otel vardı, birkaç tane de diğer bildiğimiz oteller vardı.
(7:24 - 7:37)
Ondan sonra yeni yatırımlar geldi ama o yatırımlarla beraber hep öncülük etmiştir. Bu
yatırımcılarla dostluk kurmuştur ve beraber paslaşmışlardır. Turizm konusu onun için çok
önemliydi.
(7:37 - 8:01)
Hatta ekonomilerin de turizmin önemini bildiği için ona daha çok ağırlık veriyordu. Ünal
Ağabey, yani şöyle söyleyeyim, zamanını hiçbir zaman boş harcamamıştır. Geçen her gününü,
her gününü bir şekilde değerlendirerek geçiren bir kişiliği vardı.
(8:03 - 8:21)
Biz geceleri buluşurduk, geceleri dertleşirdik. Gündüzün mesaisinde haftanın iki üç günü
giderdim, bir de biz haftanın iki üç gecesi ayrı buluşurduk. O anlatırdı, yani hiç söylemek
istemediklerini, sesli söyleme ihtiyacı hissettiği zaman konuştuğu birkaç kişiden birisi
bendim.
(8:23 - 8:45)
Espri tarafı çok fazla yoktu, daha çok ciddi konulara gelirdi. Biz hep ciddi konularla ilgili
konuşurduk. Düzgün olmayı, yalan söylemeden, kendini ifade etmeyi ve karşısındakinden
kurduğu dostluklarda net olmayı seven bir kişiydi.
(8:46 - 9:07)
Ve karşısındakinden de her zaman onu beklerdi. Tabii ki erken vefat etti. Kıbrıs türkü, Kıbrıs
siyaseti, Kıbrıs ekonomisi bence artık geldiği noktada onun bu kadar bilgi ve birikiminden,
deneyiminden yaralanacağı noktada maalesef vefat etmiştir.
(9:07 - 9:21)
Yattığı yerde nur içinde yatsın. Tam özellikle bu ortamlarda, bugünlerdeki siyasetimizde Ünal
Bey çok faydalı bir kişi olabilirdi. Ömrü yetmedi, vefat etti tabii ki.
(9:21 - 9:29)
Bu bizi üzdü, hala daha da üzüyor. Büyük bir kayıp. Rutin bir, ayrı rutin bir gecemiz vardı.
(9:29 - 9:41)
Ünal Abi, ben, Hüseyin Şükrü Serdaroğlu ağırlıklı. Özmen Bey gelirdi bazen. Birkaç arkadaş
daha vardı, onlar vesileyle gelirlerdi.
(9:41 - 9:51)
Ama biz üçümüz ağırlıklı, her zaman beraberdik. Gençlerin bilmesi gereken bir şey var, bu
ülke bizimdir ve bu ülkede yaşayacağız. Ve bu ülkede kalkınmak hep beraber olur.
(9:52 - 10:13)
Hem kendi önlerini aşmak, kendilerini ekonomik olarak ve diğer konularda seçtikleri
mesleklerde ilerletmek için azim, büyük bir azim içinde olmaları gerekir. Konuşmakla bir şey,
mazeret göstermekle bir şeyi çözemezler. Gayredecekler, çalışacaklar, okuyacaklar,
dinleyecekler.
(10:14 - 10:28)
Hep dinleyecekler, sabredecekler ve yürümeye devam edecekler. Dediğim gibi Ünal Bey'in
ayrı bir, yani ayrı bir vizyon ve ayrı bir görgüsü vardı. Ayrı bir karakter, yani nasıl ifade edeyim,
bu kadar senedir ben siyasetteyim.
(10:28 - 10:41)
Bir aile büyüğümle, yaşadımla, gücümle beraber oldum ama onun o enerjisi, o verdiği imaj
bir başkaydı. Onu yakalamak bana nasip oldu. Oradan ben çok dersler aldım.
(10:41 - 11:06)
Hala daha da bugünkü hayatımda onları görerek kendime bir yön çizebiliyorum. Bunu
gençlere, ben kendi adıma, bakanlığım sırasında, iş çevremde veya diğer sosyal hayatımda
arkadaşlarla konuşurken bunları ifade etmeye çalışıyorum. Ünal Bey yattığı yerde nur içinde
yatsın, ışıklar içerisinde yatsın.
(11:06 - 11:21)
Ben onu hala da özlüyorum. Onun varlığı, dostu, arkadaşlığı, abiliği benim için hayatım boyu
gelmiş ve gelecek olan hayatımda da çok büyük bir derin izi vardır ve onu unutmak mümkün
değildir. Onu söylemek istiyorum.