(0:00 - 0:22)
Ünal Bey'i şahsen tanımam, iş görüşmesine gitmemle oldu. Randevulaştığımız saatte gittim,
beraber oturup sohbet niteliğinde iş görüşmesi yaptık. Sevecen, gayet iyi davranan, her şeyi
öğrenmek isteyen birisiydi.
(0:24 - 0:49)
Çalışanlar hakkında devamlı bilgi almak isteyen birisi olduğunu hissettim. İş görüşmemiz
olumlu geçti ve hemen işe alındım. Denizciliğin ilk personeli olarak işe başladım ve 25.
yılındayım bu yıl. 25 yıldır aynı görevde devam ediyorum. Tabii aşama aşama mevkim
artmıştır ama aynı şekilde çalışıyorum.
(0:50 - 1:08)
İşimi seviyordum, sebatlı biriydim, çalışıyordum. Karşı tarafa da bu izlenimi bırakmışım ki ne
onlar beni bıraktı ne ben onları bıraktım. Ünal Bey uzaktan çok zor görünen birisiydi ama
benim için öyle değildi şahsen.
(1:08 - 1:40)
Konuşunca, diyaloğa girince hiç sert birisi değildi. Aksine sevecen, ılımlı, yön gösteren, işlerin
nasıl gideceği hakkında fikir alıp fikir veren, nasıl yapacağız diye fikir alan, tek bir kişiyle bu
fikirlerde kalmayan, tüm çalışanlardan fikirleri alıp değerlendiren birisiydi. Son dönemine
kadar birebir her gün görüştüğüm, konuştuğum bir süreç geçirdik.
(1:40 - 1:56)
Kesinlikle her şeye vakıftı. Her olayı her personelinden dinler, ona göre süzgecinden geçirir,
ona göre yorum yapardı. Tek bir kişinin verdiği bir direktifle, bir yorumla asla kesip atmazdı
hiçbir şeyi.
(1:57 - 2:16)
Ünal Bey farklı düşününen, farklı açılardan bakan birisiydi. Oteli açtı, otelin gidişine göre
denizciliğe adım attı. Çünkü bir ada ülkesiyiz, Kıbrıs'a gelecek olanların ulaşımı deniz yoluydu
daha ağırlıklı.
(2:16 - 2:32)
O yüzden bağlantılı olarak işlerini hep genişletti. Acapulco'nun karşısında geçen bir gemi
görse hemen beni arardı. Buradan bir gemi geçiyor, kimdir, kimindir, nasıl bir gemidir bu,
bizim gemi mi diye bilgi alırdı.
(2:33 - 3:10)
Yani sefer gerçekleşmeden önce durumumuz nedir, gerçekleştikten sonra nasıl gittik,
yolcumuz aslında niye böyle oldu, çoksa çok bereketli olmuş, Allah bereket versin diye
birisiydi. Yani Ünal Bey'in bakış açısıyla, vizyonuyla tek bir yere odaklanmadan bir işin
dallarına açılarak geliştirdi her şeyi. Deniz yolu olarak da yük taşımacılığına geçtik, arkasından
Kıbrıs kargo olarak devam etti kuruluşlar.
(3:10 - 3:27)
Ve hepsi birbirine bağlantılı olarak gelişti ve Kıbrıs'a çok çok büyük katkısı olmuştur. Bir ada
ülkesi olarak denizciliğe zaten önem verilmesi gereken bir konumdayız. Ve onun vizyonuyla
gelişti.
(3:27 - 3:42)
Ünal Bey farklı açılardan bakan birisiydi. Her olaya farklı açılardan baktığı için bugünlere
gelindi. Ve ben eminim ki, ben şahsen öyleyim, her an Ünal Bey beni arayacak ve bilgi alacak
gibi çalışırım.
(3:43 - 3:55)
Ki eminim ki tüm çalışanlar da o şekilde şu an çalışıyor. Acapulco'nun yer köşesinden Ünal
Bey çıkacakmış gibi çalışır çalışanlar. Her an bizim ofisimize gelecekmiş gibi hissederim ben
en eski çalışan olarak.
(3:55 - 4:11)
Ne mutlu bize ki filomuza bugün yeni bir gemi katıldı Grandmaster. İsmi Ünal Bey ithafen
konmuştur büyük usta olarak. Ve ben şu anda inanıyorum ki bizi izliyor.
(4:11 - 4:26)
Hepimizin gururu duyardı. Başta tabii ki evlatları, torunları, evlat gibi gördüğü çalışanları.
Bıraktığı mirasa tüm çalışanlar olarak sahip çıkıyoruz.
(4:28 - 4:35)
İstediklerini gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Katı kuralları olurdu. Kimseye minnet etmezdi.
(4:35 - 4:50)
Denizcilikte çok zorlu anları yaşadık biz. Gemilerin arızası olsun, seferlerde aksamalar olsun.
Kesinlikle başka alternatifler yaratır, çözümler bulur ve ilerlerdik.
(4:50 - 5:01)
Herkesin ideallerine ulaşması için azimle çalışması gerekir. Bir vizyonunu geliştirmesi gerekir.
İstedikten sonra her şey yapılır.
(5:02 - 5:09)
Riskler çoktu. O risklerden çıkmayı bilmek gerekiyor. O da bilen kişilerdendi.
(5:10 - 5:34)
Yani tüm yatırımları memleketine yapıp memleketteki işleri, çalışanları dahil ediyordu her
şeye. Vatan sevdalısı biriydi. Aynı şekilde babalarının izinden daha da ileriye götürmek için
çocukları da, torunları da hepsi çalışıyorlar.