Bu röportajda Esat Varoğlu, çocukluk dönemlerinden başlayarak yıllara yayılan kişisel tanıklığıyla Ünal Çağıner’in kim olduğunu, nasıl bir insan ve nasıl bir lider olduğunu samimi bir dille anlatıyor. Aynı köyden olmaları sayesinde ailevi bir yakınlık içinde büyüyen ilişki, üniversite yıllarıyla daha da derinleşiyor.
Varoğlu, Ünal Bey’in siyasete ilgisinden iş yaşamına geçişine, Acapulco’nun kuruluş hikâyesinden Rum malı olan alanı satın alıp geliştirmesine kadar birçok süreci birebir yaşamış biri olarak aktarırken; onun yardımseverliğini, halkına bağlılığını, vatan sevgisini ve sosyal duyarlılığını öne çıkarıyor.
Ünal Çağıner’in yalnızca bir iş insanı değil, aynı zamanda toplumuna değer katmayı ilke edinmiş bir lider olduğunu vurgulayan Varoğlu; Acapulco’yu büyütürken hem muhalefet hem iktidarla dengeli ilişkiler kurabilen, düşüncelerinden taviz vermeyen bir karakter çiziyor.
Röportajda özellikle Kıbrıs Türk halkına yaptığı yatırımlar, sosyal sorumluluk anlayışı, gençleri ülkelerinde kalıp üretmeye teşvik eden duruşu ve geleceğe dair bitmeyen hayalleri dikkat çekiyor.
Esat Varoğlu, Ünal Bey’in köylerine yaptığı anlamlı ziyareti ve o gün yaşanan duygusal anıları da paylaşarak anlatısını şu hisle tamamlıyor:
“Halkı için çok çalıştı, daha yapacak çok işi vardı… Ömrü yetmedi.”
(0:11 - 0:24)
Ünal Çağıner, aslında bizim köylüdür, babası bizim köylü, hatta babamla akrabadırlar. Oraya
babasıyla gelirdi. Babası bir süre annesiyle bizim köyde kaldılar, kendileri de çocukken.
(0:24 - 0:36)
Esas yakınlığımız Ünal Bey'le üniversite yıllarında oldu. Bizim sendikacılık dönemimizde, o da
üniversitede okuyordu. Sonra Ulusal Birlik Partisi'nden aday aday oldu.
(0:36 - 0:57)
O sıralarda kendisine aday aday olamamasını, çünkü aday yapılmayacağını söyledim. Hayır
dedi, ben aday olacağım ve tabii aday olamadı neticede. Sonradan bana dedi ki, ekonomik
güçlü olmazsanız hiç siyasette başarılı olamazsınız dedi.
(0:57 - 1:12)
Ve işte Acapulco'nun temellerini attı. Bir plajdı, onu kiraladı önce uzun süreliğine. Sonradan
Ünal Bey orayı geliştirdi, otel yaptı.
(1:12 - 1:22)
Önce bungalovalar yaptı, ondan sonra otel yaptı ve döndü. Rum'dan orayı satın aldı. İnsan
olarak çok iyi bir insan.
(1:22 - 1:38)
Halkını seven, ailesini seven, fakirlere yardım etmeyi seven bir kişidir. Köyünü de çok
seviyordu. Ben bir ara kendi köyümüzü, Baf-Prasyollular'ı bir araya toplayayım dedim, bir
piknik yapalım.
(1:39 - 1:54)
Onu da aradım bizim köylü olması nedeniyle. Bana dedi ki, niçin burada yapmıyoruz? Ve
Acapulco'da yaptık, 300 kişilik bir toplantı, bir yemek. Ve kimseden bir kuruş almadı.
(1:55 - 2:12)
Böyle yardım isteyen kuruluşlara yardım etmesini seven biriydi. Ama kendisi aslında sosyal
demokrat biriydi, düşünce olarak. Hem muhalefet liderleriyle hem iktidardakilerle o dengeyi
koruyarak işlerini yürütmüştür.
(2:13 - 2:23)
Özel görüşmelerimizde ben tabii düşüncelerinin ne olduğunu çok iyi biliyordum. O bakımdan
yadırgamıyordum yani bu şeyini. Çünkü işi gereği öyle olması gerekiyordu.
(2:23 - 2:38)
Vatanını çok severdi, halkına yardım etmeyi çok severdi. Kıbrıs Türk toplumunun ezilmesine
asla tahammül etmezdi. Görüşleri itibariyle de, yaptıkları itibariyle de bunu her zaman ispat
etmiştir.
(2:39 - 2:47)
Bütün yatırımlarını buraya yapmıştır. Daha da hayalleri vardı. Bana söylüyordu, daha yapacak
çok işlerimiz var bu halk için.
(2:48 - 2:55)
Kıbrıs Türk halkına bir yatırımdır bunlar. Bu defa da Allah rahmet eylesin çocukları devraldı.
Onları götürecek.
(2:56 - 3:17)
Onların çocukları devralacak. Ama neticede bu ülkenin birer yatırımı olacak. Geçmişte
büyüklerinin yaptıkları bu yatırımlara bakarak kendileri de bu şekilde düşünmeleri ve kendi
toprakları, kendi vatanları için neler yapılabileceklerinin kararını vermelidirler.
(3:18 - 3:32)
Çoğu gencimiz şu anda tahsilini bitirip göç etme. Bu yanlış bir şeydir bence. Bütün
olumsuzluklara rağmen burada kalıp bu ülke insanını kalkındırmak, yüceltmek, demokrasiye
kavuşturmak görevimizdir diye düşünüyorum.
(3:33 - 3:46)
Ve gençlere bunu tavsiye ediyorum. Çağıner dediğim gibi çok güzel bir rol üstlemiştir. Özel
sektörüyle ve kamu sektörüyle birlikte bu işleri yürütebilen ender insanlardan biridir.
(3:47 - 4:03)
Ve kendisi bu yönüyle çok takdir toplamıştır. Çoğu insanın sevgisini kazanmıştır. Genç
girişimcilere Ünal Bey'in bu girişimlerini örnek almalarını ve toplumları için çalışma
yapmalarını öneririm.
(4:03 - 4:20)
Ünal Bey'in girişimleri ve bu yaptıkları gerçekten çok zor koşullar altında olmuştur. Yeter ki
şimdi gençlerimiz kafalarına bunu koyup halkları için çaba göstersinler. Bir defa kendisi istedi
köyümüze gidelim diye.
(4:20 - 4:30)
Ayarladık kardeş dedim, kendi kardeşi, abisi falan. Gittik orada da çok güzel bir anımız oldu.
Bizim köyümüzü gezdik, ağladı, gözyaşlarını tutamadı.
(4:30 - 4:45)
Eğer karşımızda olsaydı eminim şimdi, hadi be abi ne zaman gideceksin köyümüze diye bana
soracaktı. Kararımız da buydu ama ömrü yetmedi maalesef. Kendisine Allah rahmet eylesin
diyoruz.
(4:46 - 4:52)
Ve iş hayatına atılan gençlerin onu örnek almalarını sağlık veriyorum.