Bu röportajda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, hem ailesinin geçmişinden hem de ülkenin yakın tarihinden süzülüp gelen tanıklığıyla Ünal Çağıner’in hayatını, vizyonunu ve ülkesine bıraktığı mirası anlatıyor.
Tatar, Ünal Çağıner’i çocukluk yıllarından beri tanıdığını ve babasıyla olan yakın dostlukları sayesinde onu yakından tanıma fırsatı bulduğunu söylüyor. Babası Maliye Bakanı’yken başlayan bu ilişki, daha sonra Acapulco Turizm Şirketi’nin kuruluş sürecine uzanıyor. Bakanlıktan ayrıldıktan sonra babasının bir süre Ünal Çağıner’e mali müşavirlik hizmeti verdiğini hatırladığını aktarıyor.
Tatar, o dönemi “Acapulco’nun hiç eseri olmadığı zamanlar” olarak tanımlıyor ve hikâyenin o küçük başlangıçtan bugünlere büyüyerek gelmesinin önemini vurguluyor. Röportajın merkezinde ise Ünal Çağıner’in vizyoner bir turizmci ve gerçek bir girişimci oluşu yer alıyor.
Ankara’da iyi bir eğitim almış, “mülkiyeli” bir isim olarak hem siyaseti hem işletmeciliği bir arada yürütebilen ender kişilerden biri olarak anlatılıyor. Ulusal Birlik Partisi’nin Girne İlçe Başkanı olduğu dönemde hem siyasetin içinde hem turizmin ilk adımlarında cesur bir profil sergilemiş bir lider olarak tanımlanıyor. Tatar’a göre çoğu siyasetçi ticaret konusunda başarılı olamazken Ünal Çağıner hem siyasi duruşu hem de şirket kurma, büyütme ve zincir oluşturma başarısıyla bu kalıbı bozan bir kişiydi. Siyasette kalsaydı da üst makamlara gelebilecek kapasitede olduğunu belirtiyor; ancak Çağıner’in ülkesine turizm ve yatırımlar üzerinden katkı koymayı seçtiğini vurguluyor.
Acapulco’nun büyüme hikâyesi, röportajın en dikkat çekici başlıklarından biri. Savaşın ardından yolun, elektriğin ve imkânların çok sınırlı olduğu bir dönemden, bugün bölgenin en büyük turizm tesislerinden birine dönüşen bir başarı öyküsü aktarılıyor. Tatar, bu cesur hamleyi “o yıllarda geleceği görebilen, risk alabilen, memleketine güvenen bir insanın kararlılığı” olarak nitelendiriyor.
Ünal Çağıner’in yalnızca turizm yatırımlarıyla değil, kendi üretim zincirini kurarak Acapulco’yu bir ekosisteme dönüştürmesi de öne çıkan noktalardan biri. Otelin ihtiyaç duyduğu et, süt, hellim, peynir, sebze ve diğer ürünlerin kendi çiftliklerinden ve tesislerinden sağlanması, Tatar tarafından “başlı başına bir marka yaratma başarısı” olarak değerlendiriliyor.
Röportajda ayrıca Ünal Çağıner’in ülke tanıtımına yaptığı katkılar geniş yer tutuyor. Yurt dışındaki fuarlara katılarak hem Acapulco’yu hem de Kuzey Kıbrıs’ı tanıtması; bir tur operatörü olarak yalnızca kendi işletmelerini değil, ülkenin diğer turizm tesislerini de temsil etmesi, Tatar tarafından bir “millî hizmet anlayışı” olarak yorumlanıyor.
Ünal Çağıner’in vatanseverliği ise röportajın en güçlü temalarından biri. Yatırımlarını yurt dışına değil, büyük ölçüde KKTC’ye yapması; istihdama sağladığı katkılar; Rum malı olan bazı arazileri hukuka uygun biçimde satın alarak Türk malı hâline getirmesi, Tatar’ın özellikle altını çizdiği noktalar arasında yer alıyor. Ona göre Ünal Çağıner, ülkesine güvenen ve zor şartlarda bile üretmeye devam eden bir liderdi.
Röportajın bir diğer önemli başlığı, Çağıner’in çocukları Dimağ Çağıner ve İçim Çağıner Kavuklu oluyor. Tatar, iki kardeşin de babalarının bıraktığı mirası başarıyla ileriye taşıdığını; turizmde, sosyal projelerde, uluslararası temaslarda etkili roller üstlendiklerini gururla dile getiriyor.
Ersin Tatar, Ünal Çağıner’i iyi eğitimli, güçlü karakterli, gerektiğinde doğruları söylemekten çekinmeyen, siyasetle ve memleket meseleleriyle hayatı boyunca ilgilenen bir “ağabey figürü” olarak tanımlıyor.
Röportaj, Tatar’ın şu cümlesiyle anlamını buluyor:
“Ünal Çağıner, Kıbrıs Türkü’nün en değerli isimlerinden biriydi. Ülkesine güvenerek büyük bir iz bıraktı.”
(0:11 - 0:22)
Ünal Çağıner, Allah rahmet eylesin, çok sevdiğim bir kişiydi. Babamın çok yakınıydı. Uzun
yıllar önce babam Maliye Bakanıydı.
(0:22 - 0:30)
Ünal Çağıner'le dostlukları vardı. Ünal Çağıner siyasetteydi. Ulusal Büyük Partisi'nin
Girne'deki ilçe başkanıydı.
(0:30 - 0:49)
Babam Acapulco Turizm Şirketi kurulurken kendisine bakanlığını bıraktıktan sonra babam
Mali müşavirlik yaptı Sayın Ünal Çağıner'e. Ve bizim eve gelip gittiğini hatırlarım. Ünal
Çağıner, Acapulco dediğimiz testlerde yukarıda bir kalif vardı.
(0:50 - 1:09)
O kalifi kiraladıydı Ünal Çağıner. Daha sonra tabi turizm acentesi vardı ama esas Ünal Çağıner
Acapulco Oteller grubuyla gündeme geliyor. Ve belki de ilk otel onundur Kuzey Kıbrıs
Hükümeti'nde.
(1:09 - 1:19)
Ünal Çağıner tabi çok vizyon sahibi bir kişi. Kendisi mülkiyeli. Yani yüksek tahsil yapmış
Ankara'da.
(1:20 - 1:32)
Siyasi görüşü olan, siyasi duruşu olan milletçi. Ama aynı zamanda işletmeci de. Siyasi görüşü
olan, siyasi duruşu olan, siyasete merak alan insanların çoğu ticareti becermez.
(1:32 - 1:41)
Şirket kurmayı, şirket büyütmeyi becermez. Ama Ünal Çağıner'de hepsi vardı. Ben
inanıyorum Ünal Çağıner siyasette kalsaydı yine çok üst makamlara gelebilirdi.
(1:41 - 1:51)
Çünkü o diyaloğu vardı, o samimiyeti vardı. Ve insanlar kendisini severdi. Son zamanlarında
artık herkese de dost olmuştur.
(1:51 - 2:00)
Hangi parti varsa hep Ünal Çağıner'e gidip Ünal Çağıner'e danışırlardı. Ünal Çağıner otelini
herkese açtı. Yani burası yeni bir işletme.
(2:00 - 2:08)
Ama herkes orayı kendi evi gibi hissetti. Şu anda öyledir. Mesela ben bir işim olunca
Acapulco'ya giderim.
(2:08 - 2:25)
Acapulco tabii çok büyümüş. Çünkü onun o öngörüsüyle ve turizmdeki büyümeyi gördüğü
için o riskleri alabilmiştir, o yatırımları yapabilmiştir. Yerli sermayemizin ve dolayısıyla bir iş
adamımızın başarısı Acapulco Oteller Grubu.
(2:25 - 2:35)
Ünal Bey'in tabii vizyonu ve başarısı her türlü zinciri yaratmıştır. O zincir nedir? Bugün et
kendi çiftliklerindendir. Kendi hayvanlarındandır.
(2:35 - 2:45)
Sütü de öyle, hellimi de öyle, peyniri de öyle. Ve marka yaratmıştır. Kendisi o karizması
olduğu için bütün bunları da yönetebilmiştir.
(2:46 - 2:52)
Ben bile zaman zaman hayret ederim. Yani bir taraftan turizm acentesi. Yurt dışında
pazarlama yapılır.
(2:52 - 2:58)
Bir taraftan gemiler gidip geliyor. Diğer taraftan çiftlikte mandalada hayvanlar. Ama binlerce.
(2:58 - 3:06)
Bunları başarmış ve ülkeye liderlik etmiş. Sektöre liderlik etmiş. Ülkenin tanıtım
faaliyetleriyle.
(3:06 - 3:22)
Çünkü neticede turizm demek dışarıda pazarlama. İngiltere olsun, Berlin olsun. Çeşitli farklı
fuarlarda Acapulco Oteller Grubu'nu pazarlarken aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Hükümeti
ve acentesiyle diğer otelleri de tanıtmak suretiyle böylesine turizm de bir marka yaratmış.
(3:23 - 3:29)
Bir büyüğümüzü de. Tabi Ünal Çağıner'i anlatırken evlatlara da değinmek lazım. Eşini erken
kaybetti.
(3:29 - 3:41)
Ben eşini çok tanımıyordum. Ama belli ki bir hanımefendi. Ama evlatlar tabi Dimağ ve İçim
Hanım babalarından aldıkları bu emaneti en iyi şekilde yönetebilmektedirler.
(3:42 - 4:25)
Dimağ Çağıner işte Turizmciler Derneği Başkanı olarak bütün ülkenin turizmine yön
verebilmekte. İçim Hanım sosyal projeleriyle GİKAT dediğimiz Girişimci Kadınlar Derneği ve
onlara bağlı bazı kooperatiflerle Türkiye Cumhuriyeti'nin önde gelen kadın kuruluşlarını aynı
zamanda Azerbaycan'dan kadın kuruluşlarını ve diğer uluslararası bağlantılarla orada yapılan
çeşitli farklı sosyal kültür etkinlikler çok farklı toplantılarla kadınlarımızı gerçekten Kıbrıs Türk
Halkı'nın önemli bir değeri olarak darlantı edebilmiş ve bunun vizyonu ta 75-76 yıllarda o
kaliften başlar. Barış Arakan'dan birkaç yıl sonra.
(4:26 - 4:59)
O zaman her şey darmadağın ve böyle bir yatırım var yok, yol yok, elektrik yok hemen hemen
hiçbir şey yok ve böyle bir atılımla uğraşan gelecek gören bir insan. Tabi ki vatansever bir
insandı, tabi ki memleketini sever insandı. Memleketini seven çok insan var ama Ünal Bey'in
farkı memleketine güvenmiş, risk almış, borçlanmış vizyonuyla, duruşuyla ve insanlara
verdiği güvenle bütün bu tesislerin ortaya çıkmasında gerçekten çok başrolmüş bir Kıbrıs
Türkü'ydü.
(4:59 - 5:20)
Kendi işletmelerini, turizm tesislerini yan sektörlere de verdiği önemle hep yatırımlarını
buraya yapmıştı. Çünkü sadece otelle kalmadı dediğim gibi çiftlikler ve o çiftliklerden
ürünlerin sütünden, hellimidir, peyniridir, her türlü ziraat ürünüdür. Oralara da büyük
yatırımlar yapmıştır.
(5:20 - 5:39)
Tur operatörü olarak yan şirketleri dünyanın her yerinde fuarlara katılmış. Bir de tabi dediğim
gibi denizcilik. Bugün her sabah baktığımızda Acapulco'nun gemilerini görüyoruz ve bugün
dahi ben reklamını gördüm Acapulco şirketleri dolu bir gemiyi yenilemiş.
(5:39 - 5:47)
Yani orada da ciddi yatırımlar var tabi. Bunlar hep milli değerlerdir, milli ezmelerdir. Özellikle
yerli sermaye olması bakımından.
(5:48 - 5:57)
Ve Acapulco'nun diğer bir yaptığı Acapulco örneği derler. Orada bir Rum arazi var. Hemen
otelin bitişinde.
(5:57 - 6:13)
O araziyi yasaların müsaade ettiği şekliyle Rum'dan parasını kendisini vermek suretiyle alıyor.
Ve o literatürde, mevzuatta Acapulco örneği olarak geçiyor. Orada da bir ilki başardılar.
(6:13 - 6:37)
Ünal Cağıner, vizyonuyla, duruşuyla, güveniyle ve sektördeki itibariyle kendi çok az bir
kaynakla bu yola girmiş. Ve günün sonunda elbette Kalkınma Bankası ve diğer finans
kuruluşlarında desteğiyle bugün orada çok büyük bir holding, şirket ortaya çıkmış. Bu Kıbrıs
Türklüğü'nün kendi başarısıdır.
(6:38 - 6:49)
Kendi sermayesidir ve kendi katma değeridir. O bakımdan bizim için çok anlamlıdır. Son
yıllarda Sayın Ünal Caner hep o zamanki arkadaşlarını davet ederdi.
(6:50 - 6:56)
Ve ben Kanal T olarak gittim oraya. Daha siyasette değildim. Ve bir baktık.
(6:57 - 7:19)
Ünal Caner, Rüstem Sultan, Mehmet Bayram, Mustafa Akıncı, Doktor Derviş Erol'u, daha
böyle isimler hepsini toplamış. Gerçekten o 74'ten sonra bu ülkenin gelişmesine katkı yapan
herkesi sık sık davet ederdi. Sık sık orada sohbetler olurdu.
(7:20 - 7:29)
Sık sık geçmişi, yaşadıklarını anlatırlardı, sohbet ederdi. Şimdi bakıyorum ne babam kaldı ne
Ünal Çağıner kaldı. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum.
(7:29 - 7:36)
Savaş sonrasında. Her yer darmadağın. Evet Kıbrıs barış harekatıyla Kıbrıs ülkü bağımsızlığına
ve özgürlüğüne kavuştu.
(7:37 - 7:52)
Ve kuzeye yerleşti. Ama geleceğe baktığınızda bir şey göremiyorsunuz. Her türlü kısıtlama
var, engelleme var, ambargo var, direk uçuş yok, sermaye yok.
(7:53 - 8:03)
Ekonomi hemen hemen kuru bakır. Yani devletin bütçesi çok küçük. Böyle özel sektöre
yardım yapacak, katkı yapacak bir pozisyonu yok.
(8:04 - 8:15)
O şartlarda böyle bir yatırımı göze almak hiç kolay değildir. Herkesin yapacağı bir şey değildir.
Ama şartları zorlayarak ve ülkenin geleceğini duyduğu güvenle yola çıkmış.
(8:15 - 8:34)
Ve bunları sıfır noktasından, umut yok gibi bir noktadan buralara kadar getirmiş bir kişinin.
Demek ki inanıyorsan, güveniyorsan, dürüstsen ve bir gelecek vizyonun varsa, o gelecek
vizyonun doğru çıkar. O zaman çok başarılı olursun.
(8:35 - 8:42)
Ünal Çağıner bunu başardı. Ülkemizin değerleri vardı tabii. Biz Doktor Fazıl Güç'ü, Rauf Raif
Denktaş'ı her gün anıyoruz.
(8:43 - 9:11)
Ama bu değerlerin yanında gerçekten kendi kulluk alanlarında, kendi iş alanlarında, gerek
bürokrat olarak, gerek siyasetçi olarak, gerek iş adam olarak bu ülkeye çok büyük hizmet
vermiş. Her türlü insan bu topraklardan geldi geçti. İkisine de baktığımızda, babamın da
yıllarca bu ülkede maliye bakanlığı yaptığı, danışmanlık yaptığı, yurt dışında ülkesini temsil
ettiği, her türlü hizmeti vermiş bir kişi olarak.
(9:12 - 9:49)
Tabii Ünal Çağıner bambaşka. Bir sektörde çok önemli liderlikleri ve Kuzey Kıbrıs
Hükümeti'nin geleceği bakımından turizm sektörünün ne kadar önemli olduğunu bugün
görebiliyorsak, işte bunun mimarlarından bir tanesi Ünal Çağıner'dir. Dolayısıyla tahsiliyle,
liderliğiyle, siyasetteki kısa da olsa oradaki başarılar ve daha sonra iş dünyası ve iş
dünyasında önemli bir sektörünün liderliğini yapabilecek başarıyla Ünal Çağıner beyefendi
büyük bir iz bırakarak bu dünyadan göç edip gitmiştir.
(9:49 - 10:17)
Çok ünlü ve siyasetin merkezinden iş dünyasına girmiş, turizme girmiş ve dolayısıyla bütün o
süreçleri yaşamış bir kişi olarak Kıbrıs'ı en iyi bilenlerdendir. Bu çok önemli, Kıbrıs'ı en iyi
bilenlerdendir. Eğer siz Kıbrıs'ı çok iyi bilirseniz, etrafınızı çok iyi yönetebiliyorsanız çünkü
bağlarınız vardır, güçlü iradeniz vardır toplum yönetimlerinde, o zaman bazı kapılar daha
kolay açılır.
(10:17 - 10:30)
Ünal Çağıner iyi eğitim almış, bu çok önemli. Neticede siyasette de bir süre bulunmuş ve
başarılı olmuş. Şimdi herkes yapabilir ama neticede bir de başarı olmak var.
(10:31 - 10:51)
Neden başarılı oldu? Kişiliğiyle, duruşuyla ve oyunun bakanlarına söz söyleyebilecek bir kişi
olarak hep hatırlanır. Yani telefonu kaldırıp, İngilizce başkan olarak falanca bakana bu böyle
olmalı, bu böyle olmamalı diyebilecek bir pozisyonda bir kişilikti. Çünkü o ağırlığı vardı.
(10:51 - 11:07)
Ben şahsen kendisini tanıdım ve bunları gördüm. Ve Sayın Çağıner, sosyal bir kişiydi aynı
zamanda. İşte babamın da katıldığı o yemeklerden bahsettiğim bunlar senede bir veya iki
olurdu o geniş katılımlı yemekler.
(11:07 - 11:19)
Ve yıllarca sürdü. Bir de Sayın Çağıner'in kendine yakın İlkay Kamil gibi, Ergün Serdaroğlu gibi
isimler vardı. Bunlar da her hafta buluşurdu.
(11:19 - 11:30)
Yıllarca her hafta buluştu. Bazı ben de o yemeklere katılırdım. Ve dolayısıyla bu arkadaşlar
devamlı gelip gidiyor ülke meselelerini tartışıyorlar.
(11:31 - 11:48)
Kendisi fikirlerini söylüyor. Ve onlar da o fikirleri alıp götürüyorlar ilgili başbakana, ilgili
bakana aktarıyorlar. Ve bu şekilde son günlerine kadar hem siyasetle, hem ulusal bir
partisiyle, hem sektörü turizmciliğiyle uğraşmış, büyük hizmetler vermiş.
(11:48 - 11:56)
En son günlerine de abilik ve büyüklüğünü yapmış. Bir değerli kişiydi. Bu topraklardan geldi
geçti.
(11:56 - 12:00)
İyi ki Ünal Çağıner vardı. İyi ki kendisini tanıdık. İyi ki bu hizmetlere geçti.
(12:01 - 12:07)
Kıbrıs Türkü'nün bir değeriydi. Kıbrıs Türkü'nün gerçekten çok başarılı bir ismiydi. Ve iz
bırakarak gitmiştir.
(12:07 - 12:09)
Kendisine bir kez daha Allah'tan rağmen mümin ediyor.