Doruk ORAL

Doruk ORAL

Acapulco Otel Çalışanı

Ünal Çağıner | Vizyonun ve Emeğin Mirası

Bu röportajda, Acapulco Resort Otel’in uzun yıllardır yöneticilerinden biri olan Doruk Oral, hayatına ve mesleğine derin izler bırakan Ünal Çağıner’i anlatıyor. 1996 yazında başlayan tanışıklık, yıllar içinde bir okulun öğretmeniyle öğrencisi arasındaki ilişkiye dönüşmüş. Doruk Oral, Ünal Çağıner’i bir “baş öğretmen” olarak tanımlıyor; onun rehberliğinde geçen yılların hayatının en öğretici dönemi olduğunu söylüyor.

Acapulco’da depo şefi olarak göreve başlayan Doruk Oral, Ünal Çağıner’in güveni ve vizyonu sayesinde kısa sürede yükselmiş. Satın alma müdürlüğü, yatırım koordinasyonu ve yapılanma süreçlerinde görev almış. Oral, “Bugün sahip olduğum bilgilerin yüzde seksenini Ünal Çağıner’den öğrendim,” diyor. Ünal Çağıner’i yalnızca bir patron değil, bir öğretmen, bir baba ve bir ilham kaynağı olarak nitelendiriyor.

Çağıner’i “patron gibi patron, baba gibi baba” diye anlatıyor. Ünal Çağıner’in gerektiğinde sert ama her zaman adil olduğunu söylüyor: “Kızdığı zaman bile öğretirdi. Neden kızdığını anlamak için düşünür, ders çıkarırdık.” Oral, Çağıner’in sadece kendi ailesine değil, Acapulco’daki tüm çalışanlara “aile babası” gibi davrandığını vurguluyor.

Ünal Çağıner’in liderlik tarzı, sabahın erken saatlerinden gecenin geç vaktine kadar süren bir takip anlayışına dayanıyordu. Her konuyu dinler, her fikri değerlendirir, sonunda en doğru kararı verirdi. Oral, “Şaşırmadığımız bir gün yoktu,” diyor. “Çünkü çözümsüz kalan her şeyin bir çözümü vardı onun zihninde.”

Röportajda Doruk Oral, unutamadığı bir anısını da paylaşıyor: Acapulco’daki Grand Ballroom projesi sırasında asansör yapılması gereken bir noktada mühendisler çaresiz kalmış. Ünal Çağıner yalnızca bir cümle kurmuş: “Oraya yıllar önce iki asansör kuyusu yaptırmıştım, gidin bakın.” Gerçekten de o noktada, yıllar önce inşa ettirdiği boşluklar bulunmuş. Bu olay, onun öngörüsünün ve planlama yeteneğinin en çarpıcı örneklerinden biri olmuş.

Doruk Oral’a göre Acapulco’nun her duvarında, her taşında Ünal Çağıner’in izi var. “Bu otelin her noktasında onun fikri, emeği ve vizyonu yaşıyor,” diyor. Çağıner’in tek başına değil, doğru ekibi kurarak başardığını vurguluyor. “Yıllar içinde en doğru kadroyu kurmanın mutluluğunu yaşardı.”

Röportajın devamında duygusal anlar yaşanıyor. Oral şu ifadeleri kullanıyor: “2026’da vefatının üçüncü yılı olacak ama ben hâlâ telefonumu başucumda tutuyorum. İçimden bir ses, ‘Ünal Bey arayabilir,’ diyor. Çünkü çözümler anlıktı; o çözüm geldiğinde hemen ulaşmak gerekirdi.”

Bugün hâlâ her kararda, her uygulamada Ünal Çağıner’in öğretilerinin izini taşıdığını söylüyor. “O bize, bir çözüm bulduğunda bekleme, hemen harekete geç demeyi öğretti.”

Gençlere de bu deneyimlerden çıkarılacak dersler olduğunu söylüyor.
Doruk Oral’a göre başarı, sabır ve azimle kazanılır; kolay elde edilenin değeri kısa ömürlüdür.
“Acapulco’nun yaşı benden büyük,” diyor. “Ama onun hayali hepimizden büyüktü. Bu, bir günde değil; yıllar süren bir emeğin, bir inancın sonucuydu.”

Röportajın sonunda Doruk Oral, Ünal Çağıner’e duyduğu minnettarlığı şu sözlerle ifade ediyor: “Bugün yaşasaydı, bana öğrettiği her şey için tekrar teşekkür etmek isterdim. Bize kazandırdığı bu büyük ve mutlu aile için teşekkür etmek isterdim.” Ünal Çağıner’in ardından kalan Acapulco, yalnızca bir otel değil, onun vizyonunun, emeğinin ve inancının sembolü olarak yaşamaya devam ediyor.

“Ünal Çağıner anlatılmaz, yaşanır,” diyor Doruk Oral. “Ben onu yaşadım, ondan öğrendim, onunla büyüdüm. Bu yüzden kendimi hep şanslı hissettim.”

Nur içinde yatsın. Işıklar içinde olsun.