Bu röportajda turizm sektöründe uzun yıllardır aktif olarak çalışan Çağlayan Sarıgül, Ünal Çağıner ile çalışma süreçlerinden doğan anılarını, ondan öğrendiklerini ve kendisine bıraktığı izleri anlatıyor.
Sarıgül, 2009’dan beri içinde bulunduğu sektör gereği Ünal Bey ile sık sık temas ettiğini ve onunla yapılan pek çok işin hem öğretici hem de ilham verici olduğunu vurguluyor. Ünal Bey’i “yaşayarak öğreten” biri olarak tanımlayan Sarıgül, ondan aldığı iş disiplini, vizyon ve tecrübenin hayatında önemli bir yer tuttuğunu söylüyor.
Röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri, Sarıgül ile Ünal Çağıner arasında geçen kur anlaşması hikâyesi. Evrakta tarih olmadığı için Ünal Bey’in anlaşmayı kabul etmemesi, Sarıgül’e göre hayat boyu unutamayacağı bir iş ahlakı dersi niteliğinde.
Sarıgül ayrıca Ünal Bey’in Kuzey Kıbrıs turizminde bıraktığı büyük izi, sistem kurma becerisini ve Acapulco’nun yıllar içinde nasıl büyüyüp ülke çapında bilinen bir marka hâline geldiğini anlatıyor. Turizmin her ayağına hâkim, öngörülü ve kararlı bir lider olduğunun altını çiziyor.
Duygusal anlardan biri ise yıllar önce Ünal Bey’den arazi satın alan bir kişinin, kazandığı başarıyı ona borçlu hissettiğini söyleyerek teşekkür etmeye gelmesi… Bu hikâye, Çağıner’in insanların hayatına dokunan karakterini gözler önüne seriyor.
Sarıgül röportajı, büyük bir özlem ve saygıyla şu duyguyla tamamlıyor:
“Ünal Bey’i çok özlüyoruz… Keşke bugün de aramızda olsaydı.”
(0:10 - 2:47)
2009'dan bu yana bu şirketler topluluğuna hizmet veriyorum. Ünal Bey'le uzun yıllar
beraberce çalışma fırsatına nail olduk. Kendisi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gerçekten
turizmin başlangıcını sağlayan kişi olarak bizlere de bu konuda ciddi derecede öngörülmeyen
eğitimler verdi.
Yaşayarak eğitti bizi her konuda. Biz Ünal Bey'le ticari boyutta çok görüşürdük. Türk lirası veya
sabit kurla satış yapmamız gerektiğini söyledim.
O da yapalım dedi. Belli bir kurda anlaştık Ünal Bey'le. Bana kendisi Çağlayan bir kağıt iste,
yaz.
Ben de imzalayayım bunu burada. Aramızda bir anlaşma gibi bir evrağımız olsun dedi. Aldım
kağıdı, yazdım ve Ünal Bey altına imzayı attı.
Daha sonra biz organizasyonlar yapmaya başladık ama bu konu Ünal Bey üstüne basa basa,
sen ve benim aramda kalacak başka hiç kimse bilmeyecek bu konuyu dedi. Artık otelden bize
faturalar gelmeye başladı. Ben muhasebeyi arayıp dedim ki, Ünal Bey'le görüşeceğim.
Ona göre faturaları yeniden düzenlersiniz. Ben gittim Ünal Bey'le görüştüm. Ünal Bey böyle
böyle bir anlaşma yapmıştık sizinle.
Ben hatırlamıyorum öyle bir anlaşma. Ünal Bey'e evrağı götürdü. Ünal Bey evrağa baktı.
Ünal Bey; üstünde tarih yok, Çağlayan. Ben bu anlaşmayı kabul edemem. Ne zaman
yazdığımızı, kaç sene önce yazdığımızı nereden bilebilirim dedi.
O kuru kabul etmedi ama o kura yakın bir kuru kabul etti. Çünkü biliyordu o şeyi ama bana
orada da bir ders verdi. Bir evrak yapıyorsan onun üstüne muhakkak tarih koyman
gerektiğinin dersini orada bana vermiş oldu.
Kendisini gerçekten çok özlüyoruz. Keşke şu anda aramızda olsaydı. Yine her zaman yanına
gidip otele yaptığı yenilikleri bizlere gezdirseydi.
Beni etkileyen olaylardan biri de bir gün bir grup yapıyoruz, bir firma sahibi geldi. Ben Ünal
Bey'le görüşebilir miyim? Tabii ki dedik. Kim diyelim? O beni görünce hatırlar.
(2:47 - 2:53)
Ben Ünal Bey'den rica ettim. Tabii gelsin görüşelim dedi. Ünal Bey'in yanına geçti adamcağız.
(2:54 - 3:59)
Ünal Bey pek hatırlamadı. Ünal Bey dedi ben size bir arazi satmıştım dedi. Ben küçüktüm o
zamanlar dedi.
Ben sizden aldığım o arazinin parasıyla iş kurdum Türkiye'de. O iş bu kadar gelişti, şöyle oldu.
Öyle bir paranız bana bereketli geldi ki dedi.
Ünal Bey gülmeye başladı. Ünal Bey sadece bir turizmci değil. Ünal Bey bir iş adamıydı.
A'dan Z'ye. Ünal Bey turizm yapmamış da farklı bir branşta bir şey yapmış olsaydı yine
gerçekten çok başarılı bir iş adamı olurdu. Şimdi Ünal Bey'in hangi piyasa koşullarıyla hangi
işi yapıyorsa o işi o piyasanın kokusunu alabilmesiydi.
Ünal Bey evet turizmci olmuş. Gerçekten Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne kongre turizmini
başlatan Ünal Bey'dir. Kongre merkezi yaparak.
Turizmi başlatan da Acapulco'yla Ünal Bey'dir. Bugün Türkiye'de yani her iki kişiden biri
Acapulco ismini muhakkak biliyordur. Her üç kişiden biri bir şekilde Acapulco'da kalmıştır.
(3:59 - 4:05)
Böyle bir tesis yapmış Ünal Bey. Ünal Bey için Acapulco Otel evlatlarından biriydi.