Bu röportajda Acapulco Resort Spa’nın uzun yıllar yöneticiliğini yapmış olan Ayşe Türmen Yapıcıoğlu, Ünal Çağıner’i yalnızca bir iş insanı olarak değil; öğreten, yol gösteren ve arkasında duran bir lider olarak anlatıyor. Yapıcıoğlu, Çağıner’in gençlere turizmi sevdirmeyi ve yerli halkı bu alana kazandırmayı her zaman öncelik olarak gördüğünü vurguluyor.
Ünal Çağıner’in çalışkanlık, dürüstlük ve işe hâkimiyet konularındaki hassasiyeti, ekip içinde güvene dayalı bir çalışma ortamı oluşturmasını sağlıyor. Her sabah otelde ekibiyle bir araya gelmesi, fikirleri dinlemesi ve kararları birlikte alması, onu sadece yöneten değil, ekibiyle birlikte düşünen bir lider hâline getiriyor.
Röportajda Acapulco’nun bir iş yerinden çok bir aile ortamı olduğu, bayramların birlikte karşılandığı ve çalışanların kendilerini değerli hissettiği anlatılıyor. Kriz anlarında bile soğukkanlılığını koruyan Ünal Çağıner’in çözüm odaklı yaklaşımıyla ekibine güven verdiği vurgulanıyor.
Ayşe Türmen Yapıcıoğlu, Ünal Çağıner’i “vizyonu geniş, memleketine inanan ve üreten bir lider” olarak tanımlıyor. Röportaj, onun hâlâ Acapulco’da hissedilen varlığına ve bıraktığı güçlü mirasa duyulan sevgi, saygı ve vefa duygusuyla sona eriyor.
(0:11 - 0:46)
Yaklaşık Acapulco'ya 2007'nin Kasım ayında geldim.
18 yıldır burada çalışmaktayım. Buraya Acapulco'ya çalışmamda vesile olan merhum
saygıdeğer Ünal Çağıner'in kıymetli kızları Sayın İçim Çağıner Kavuklu vesilesiyle buraya
geldim. Ve bana verdikleri güven dolayısıyla da onlara çok minnettarım.
(0:46 - 1:14)
Ünal Bey'le tanışmamız işe ilk başladığım günler içerisinde olmuştu. Ünal Bey'in kendisinin
bana tanıştığımız gün iki tane ve benim sıpayı geliştirip başarılı olmasındaki en büyük
hedeflerimden iki tane nasihat olmuştu. Biri gençliğe verdiği önem, onların gelişmesi için
yaptığı destekler.
(1:14 - 1:43)
Mutlaka birinci nasihatı gençliğe turizm mesleğini sevdirebilmemiz ve onları mutlu şekilde
çalıştırabilmemiz olmuştu. İkinci nasihatı ise sıpa merkezine mutlaka yerli halkımızı
alıştırmamı ve sürdürülebildiğimi devam etmemi istedi. Ünal Bey'i hem babacan hem tabii ki
bir işverenimiz olarak ona çok saygı duyardık.
(1:43 - 1:59)
Zaman zaman tabii çok çekindiğimiz anlar olurdu ama hep bize çok sıcak kanlı yaklaşırdı.
Hatalarımız bile olsa o kadar güzel bir yaklaşımım vardı ki işte bu hatanızdır çocuklar ama
doğru olan budur. Bakın böyle bir bakış açısı geliştirin.
(2:00 - 2:23)
Neden bunu yapmamamız gerektiğini mutlaka kendisi bize çok güzel bir dille ifade ederdi.
Ünal Bey en hassas olduğu konu çalışkan olmamızdı, dürüst olmamızdı. Mesleğimizi hakim
olup her şekilde yaptığımız işe hakimiyet kurup personelimizi mutlu ve başarılı
çalıştırmamızdı.
(2:24 - 2:39)
Ünal Bey her gün oteldeydi. Sabahtan mutlaka biz müdürler kendisine hem günaydın demek
amacıyla hem de bir gün öncenin yaptığımız işlerle ilgili veya yapacaklarımızla ilgili bilgiler
verirdik. Onun da çok hoşuna giderdi.
(2:39 - 3:16)
Ünal Bey özellikle bizim fikirlerimize de çok saygı duyardı ve bana gelişme için sunduğum
fikirlerde her zaman önemli beni dinler, kendisinin fikirleriyle birlikte yol alırdık ve bu da beni
çok mutlu ederdi. Çünkü her zaman ona da anlaşarak bir şeyleri geliştirmek en büyük
hedefimizdi başarılı olabilmek için. Ünal Bey misafirlerimizi her gün evimizde binlerce misafir
ağırlar gibi itinayla çok iyi kaliteli bir hizmet vererek ağırlamamızı isterdi.
(3:17 - 3:46)
Ve tabii ki bizim mutlu olmamız onun için de çok önemliydi ki bu mutluluğumuza evimizi
ağırladığımız binlerce misafirimize yansıtabilmemiz açısından da. Ünal Bey çok çalışkan,
zorlukları aşabilen ve çalışkan insanı çok severdi. Vizyonu çok genişti ve bir fiil kendi çalışarak
çalıştıklarına kendi memleketine yatırım yapan bir lider bir iş adamıydı.
(3:47 - 3:58)
Dolayısıyla biz ona çok saygı ve sevgi duyardık. Ve bizi bence farklı kılan da kendisini buydu.
Bayram günlerinde sabah sabah biz önce Ünal Bey'in bayramını kutlamak için gelirdik.
(3:58 - 4:16)
Ondan sonra da biliyorsunuz turizmde herkesin tatili bizim iş günümüzdü. Ve çok gurur
duyardım. Beni de en çok etkileyen anlardan biri özellikle bayram sabahı ailemle değil
burada ikinci bir evim olan Ünal Bey bizi hep bir aile gibi bir baba sıcaklığı gibi hissettirdi.
(4:16 - 4:37)
Ve dolayısıyla en çok duygulandığım anlardan biri de bayram günleri onun elini öperek işe
başlamak. Beni çok mutlu ederdi ve çok gurur duyardım onun bir çalışanı olduğum için. Her
zor günde özellikle mutlaka sorunlar yaşadığımız dönemler olurdu.
(4:37 - 5:00)
Gerek turizmin konusunda gerek zorlukları aşabilecek her türlü sorunlarda hep bize sahip
çıkardı. Ve dolayısıyla hep bize güven duygusu aşılardı. Bize göre tüm çalışan eminim ki
çalışanların yönetici arkadaşlarımızın da hala daha o lobide oturduğunu hissederiz.
(5:00 - 5:16)
Yani bizim için sanki hiç gitmemiş gibidir. Ona sıpanın otelimizin başarıları noktasında bize
çok destek olduğu için ona çok teşekkür ederdik ve her zaman minnet duyardık. Ve Ünal Bey
ile çalışmak bir okul gibiydi.
(5:16 - 5:33)
Ondan öğrendiklerimizi işimizde çok değerli bir ders gibi yansıtırdık misafirlerimize. Ve bu
yüzden çok mutlu ve gururluydum. Kendisini sevgi, saygıyla ve gururla anıyoruz.
(5:34 - 5:36)
Mekanı cennet olsun inşallah.